Yağmur sesi nefesin olur

Dışarıda sesli sessiz yağmur yağıyor. Damlalar arada bir cisimlere çarpıyor. O anda o çarpışma anında neler hissediliyor kim bilir. Hiç yağmur tanesiyle empati yaptınız mı? Teninize dokunduğunda her zaman sizi ıslattı mı? Yağmur seveni ıslatmazmış. O kadar çok hiç sevdiniz mi? İnsan ıslanmayı düşününce ıslanır. Daha baskın bir duygu gerekir. O da sevmektir. Göz bile çevreye başka bakar. Ayaklar bile her adımda adeta dans eder. Sevince dil bile bambaşka söyler. Kelimeler uçar gökyüzünde süzülüp kulaklara öyle konar. Ah o sevmeler yok mu! Bizi bizden alan. Alıp da başımıza taç eden. Ne güzel şey yağmur. Yağmurda sevmek. Sırılsıklam aşık olmak diye bir söz var. Aslında aşk varsa yağmur etkilemez. Ondan derler sanırım.

Yağmuru dinliyorum gözlerim kapalı. Yağmur gerçekten sesli bir şey mi? Yeryüzüne düşmese sesi çıkar mı? Şöyle bir düşünelim. Toprağa, suya, taşa, tene ya da bir nesneye düşüyor. Sonra akıp gidiyor. Milyonlarcası su olup akıyor. İşte bulutlardan yeryüzüne düşme anında sesi yok değil mi? O zaman biz yağmurun çarpışmasını dinliyoruz. Huzur veren ses her yerde farklı olmalı. Şöyle ki ormandasın ve yağmur yağıyor. Çimlere, ağaçlara ya da toprağa çarpıyor. Farklı bir hengame var. Aynı yağmur bu kez şehirde beton yığınlarının arasında asfalt yolda yürüyen bir kişi için aynı huzuru mu verir? Ya da denizde bir teknedesin. Deniz yüzeyine vuran damlaların çıkardığı sesi dinliyorsun. Arada bir yanaklarına gelen damlalar da olaya naiflik katıyor. Tüm bunlar aynı değil gibiler. O zaman asıl biz yağmuru dinlemiyoruz. Yağmurun mekana göre sesi değişiyor. Etrafındakilerin ortalaması sesler işitiyorsun. Evlerin çatısında bulunan kiremit zemine vuran damlaların sesi geliyor. Cama vuran damlaların sesi geliyor. O zaman yağmur sesi mi duyduğumuz? Yoksa kiremit ya da cam sesi mi? Misal biri geldi ve kapıyı tıklattı. Tahta kapının sesi geldi değil mi?

Şu an yağmuru yere düşmeden dinlemek istedim. Daha tenime dokunmadan sessizliği dinlemek istedim. Su her derecede buharlaşır derler. Ve o sırada en azından biz bir ses duymayız. O zaman yağmur da karşısında çarpacak bir şey yoksa sessiz mi? Biz o zaman hep yağmur diye kavuşma sesini dinliyoruz. Belki de bize onun için güzel geliyor.

Uzun zaman oldu şemsiye kullanmaz olalı. Islanmak öyle böyle tanımı yapılamayacak kadar güzel bir duygudur. Islanmayı hissedebiliyorken sonuna kadar hissetmek gerekiyor. Hayatta geçecek olan bir anı doyasıya yaşamak gerekir. Onlardan bir yağmur altında ıslanmaksa eğer sırılsıklam yanmak gerekir. Gözlerine baka baka en çok da seve seve ıslanmak gerekir. Nefesine yağmur sesi karıştığında ve sen bunu fark ettiğinde hayatı bir de öyle seyret yürek daha neler görecek.