Trende Gece Uykusu

Tren geceye doğru varırken artık uyku da bastırmıştı. Şimdiye kadar birçok durakta durmuş ve yeni insanlar binmişti. Şehir merkezlerinde ise birçok kişi inip biniyordu. En çok da o zaman değişim fark ediliyordu. Hem daha fazla bekleme süresi oluyordu. Valiziyle beyaz giyinimli bir hanımefendi bir valizine baktı bir de üst rafa baktı. Montunu çıkardı oturacağı yere bıraktı. Valize hamle yapacağı sırada yardımcı olmak isteyen istedi. Tebessümünün arkasında onlarca cümle sığdıran bakışlarıyla sağ ol diyebildi. Ön yargılardan aşırı gittiği her halinden anlaşılıyordu. Sadece yardım için uzatılan elleri dahi farklı şekilde değerlendiren kişiler gün geçtikçe artıyordu. Tabi böyle olmasına neden olan onlarca hatta binlerce kişi vardı. Fakat her insan da aynı değildir. Bunun bilincine de varılması gerekiyor. Herkesi aynı kefeye koymak kimseye yakışmak. Sonra gerçekten yardım edilecek kişilere bile yardım edilmez seviyeye geliniyor. Kendi hâlinde takılan bireyler olunması kaçınılmaz. Bu şekilde toplum olarak da motivasyonumuzu düşüyor. Hemen ön koltuğa geçip oturdu. Yerleşmeler devam ederken etrafı inceliyorlardı. Trene ilk defa binenler anında kendilerini belli ediyorlardı. Uzun tren yolculuklarının sabrı öğrettiği şu dakikalarda beklemeye devam ediyorduk. Yine öyle uzunca bir bekleyiş sonrası yan koltuğa biri geldi. Uzun boylu sayılacak biriydi. Saçları özenle taranmıştı. Onun yan koltuğa oturacağını fark edince çantasını ayaklarının yanına aldı. Teşekkürü aldıktan sonra hafif bir tebessümle pencereden içerideki hareketliliği izlemeye devam etti. Zaten yan koltuk dolduktan iki üç dakikaya tren de kalkmıştı. Eşyaları yerleştirmeye devam edenler vardı. Çevredeki gözler bir bir kapanmaya başladığına şahit olurken arkada oturan bir çift sohbetlerine devam ediyorlardı. Orta yaşlarını çoktan geçmiş olan birileri gibi görülseler de enerjileri oldukça yüksekti. Onlardan aldığı ilhamla tekrar kulaklığı taktı müzik dinlemeye başladı.

Yol oldukça güzeldi. Aydınlatmaların fazla olduğu yerleşim yerlerinden geçerken yapılan gece yolculukları oldukça ilgi çekiciydi. Her parlamada dışarı seyrediyordu. Bir saat sonra uykuya dalmıştı. Telefonu çantasına bırakırken şarja taktı. Montunu dizlerinin üstüne iyice yerleştirdi. Vagonlar yeterince sıcak olmasına rağmen ellerini montunun üzerine koymak güzel duygu katıyordu. Arada bir bel ağrısına neden olan koltuklar batıyor gibi de oluyordu. Botlara sığmak istemeyen ayaklar vardı. Çevrede çıkaranlar vardı. Uzun süre bekleyince şişme yapıyordu. Botlarının fermuarlarını açtı. Böyle daha rahattı. Uzatmak bile artık ona yetmez olmuştu. Fakat yapacak hiçbir şey yoktu. Durumlar ortadaydı. Öyle böyle derken uykuya daldı. Başını iyice koltuğa yaslamış, ayaklarını olabildiğinde uzatmıştı. Gece boyunca gözlerini açmadan pozisyon değiştiriyordu. Rahat olması gerekiyordu. En azından uyuşmalar olmasa o da ona yeterdi. Ertesi gün enerjik olması gerektiğini bildiği için aldırış etmeden uykunun keyfini çıkarmadan uyuması sadece uyuması gerektiğini için düşünceler içinde tekrar daldı.

# Bir Tasarımcı