Tek başına nefes almak

Şimdi diyeceksiniz ki o söz de ne öyle. Haklısınız. Ama ben de yalnızlık diyeceğim. Sonra konuya gireceğim. Hatta bir an için etrafı seyre dalacağım. Öyle kendi kendimle kalacağım. Sade, sessiz ve yine kimsesiz.

Nefes almak gibi bir şey bence birlikte yaşamak. Nefes aldığın kadar verdiğin için de yaşarsın. İşte o yüzden birlikte yaşamak dedim. Hayatta yalnız değil hiçbir şey. Gecenin gündüzü var. Sabahın akşamı, beyazın siyahı, uzunun kısası var. Gölgenin bile aydınlık yanı var. Zıtlıklar birbirleriyle vardır derlerdi. Gerçekten öyleymiş. Yaşarken insan. En çok da içine işlediği zaman yaşarken anlıyor. Hani şarkılar bile sensiz ya da şarkılar da seni buluyorum. İşte çevremizde olan duyumsadığımız her şey yaşanılan an gibi. Her şeyi kendimize göre algılıyoruz. Karanlık geceler kimi zaman öyle güzel geliyor ki. Kimi zaman da belirsiz sıfatlarla dolu. Korku dolu anları paylaşıyorsun kendinle. Burada gece daha uzun oluyor. Uyuyamıyorsun. Anlatamıyorsun. İçinde dişinde kalıyor. Sonra içinden pılını pırtını toplayıp gitmek geliyor. Yine kendinle gideceğin için hemen vazgeçiyorsun. Kalıyorsun öyle boş yatağın soğuk yanını seyrederken.

Tek başına nefes almak işte. Sadece yaşıyorsun. Nefesi vermek için beklediğin ana kadar sadece yaşıyorsun. Umutla biraz da özlemle. Gizemli buğulu bir bekleyiş bu. Sana gelecek olanı mı ya da senin ona gideceğini mi bekliyorsun bilemiyorsun. Sadece bekliyorsun.