Soğuk yürek odalarında yaşamak

Sevmeyi çok sevmek lazım. Boğarcasına, yakarcasına en çok da baştan aşağı sarhoş olurcasına sevebilmeyi alışkanlık haline getirmeliyiz. Sevmek öyle basit bir eylem değildir. Bir şekle bir şarta bağlanacak bir olgu da değildir. Sevmek öyle bir kavramdır ki cana can olur. Enerjimizin kendini bulur. Şaha kalkan düşüncelerimizi taçlandıran budur.

Her şeyi sevmek gerek. Sevecek olduklarını seçmeyeceksin. Her şeye rağmen seveceksin. Sevmemek için bahanen olmayacak. Doludizgin seveceksin. Arkandan ağlayan olmayacak. Deliler gibi seveceksin. Taşı toprağı çamuru ayırmadan. Güzeli çirkini ayırmadan seveceksin. Renklere aşık olacaksın. Tada tuza bayılacaksın. Acıdan da nefret etmeyeceksin. Yüzünü çevirip dudak bükmenin yakışmadığını bileceksin.

Seni sevmeseler bile sen seveceksin. İnadına yüreğini sıcak tutacaksın. Sana kapanan kapıların ardından gülümsemelere devam edeceksin. Sen kimseye kapı kapatma nedir bilmeyeceksin.

Yürek odalarının sürekli harlayan ateşinle ısınacaksın. Sana dokunan kalpleri alev alev yakacaksın. Çevrende seni sevmeyen kalmadığını gözlerinle görmeden oradan ayrılmayacaksın. Elindeki umudu paylaşacaksın. Gideceksin sonra diyar diyar seve seve geze geze. Sevmenin sonsuz mutluluğunu tadacaksın. Soğuk yüreklerin ısınmasını izleyeceksin. Adım adım şehir şehir.