Seni ilk gördüğüm yer

Hatırladım! Seni ilk gördüğüm yeri hatırladım. Hani güllerin yol yaptığı o yeşil yolda heykelin orası değil miydi? Şehre meydan okuyan bir bankın hemen yanı. Nasıl söylesem bilemediğim cümleleri kurduğum yer değil miydi orası? Evet evet tam da orası. Hani senin buradayım diye aradığın benim ise seni bulmak için oradan uzaklaştığım yer olan. Sonra tekrar oraya gelip seni görmüştüm. İlk bakışmayı da hatırlıyorum da enfes bir şeydi. Evet evet çok ama çok kısa sürmüştü. Sana öyle uzun uzun bakılmıyor. Utanıyor insan. Derin nefes almalar başlıyor. Boğulmamak için gözlerimi çekmiştim. O an bir renkten daha öte olan o kahverengi gözlerin dağları dize getirdiğini bilmiyorlardı. İşte buradayım tam karşında. Hatta hemen yanında bir kol boyu mesafede. Sanki buraya o kelime yakışmadı. Fiziğe aykırı konulmak geldi şu an içimden. Mesafe öyle somut bir şey değildi ve buraya uygun da değildi. Sendeyim ya da bilmiyorum tam senim işte bilmiyorum. Oralarda bir yerde kirpiklerinin senfonisine kapılmışım seni dinlerken. Neler söyledin inan hatırlamıyorum. Sonra yürümeye başladık. Sen yanımda bir ceylan gibi. Ben ise farklı duygular içinde neysem ne fark eder o an. Neşe dolu yürür müydü bir insan, yürüyordun işte. Ritmine takılmak istediğimi o an anladım.