Şarkı Dinlemek Değil, Söylemek İsterim

Şarkı dinlemek değil, şarkı söylemek istiyorum.”

Yaşadığınız anlara değer katan kulağınıza takılan ezgilerdir. Daha bir başka olur gönlünüz her ritmik harekette. Gün içinde o kadar çok şarkı dinleriz ki sayamayız. Şu an şöyle bir durup düşünseniz sabahtan beri onlarca dersiniz değil mi? Bazen de ya da sürekli dilinize bir nakarat takılır ve saatlerce ya da günlerce size eşlik eder.

Hislerinize tercüman olan sözler vardır. Başkaları da yaşamış ben gibi dersiniz. Öyle anlamlı gelir ki “vay canına” dedirtir. Hâlbuki kaç yıldır dinlediğiniz parçadır. Fakat o an öyle size özel yazılmış gibi hissettirir ki inanamazsınız. Hatta olaylara çıkarımlar bile yaparsınız. İnsanlar hiç değişmiyor demek dersiniz. Sizin arkanızda duran bir büyük eser muamelesi yapar defalarca dinlemenize yol açar. o kadar mutlu olursunuz ki haklılık payınız her tekrar da daha da artar.

Hiç siz de bir sanatçı olmayı düşündünüz mü?

Onlarca sanatçı var değil mi? Evet, oldukça fazla. her biri özel seçilmiş gibi gelir size. Öyledir de burada ben olmalıyım diyen herkesin bulunduğu bir yerdir aslında. Kendinize güvendiğiniz her alanda başarılı olabilirsiniz. Şimdi diyeceksiniz ki bu da nereden çıktı. Haklısınız. Ama bir deneyin derim. Tamam, sesiniz kötü dediniz. Ama hiç denediniz mi mikrofon karşısında okuyup, montaj sonrası ne olacak diye? Cevabınız hayırsa bir deneyin derim. Baktınız yine olmuyor, yapacak bir şey yok dinlemeye devam deriz. Ama sizin seslendirdiğiniz şarkının, eserin diyelim bir yerde dinlediğinizi düşünsenize. Enfes değil mi? Bir arabada dinleniyorsunuz, yolculuğa eşlik ediyorsunuz. Ya da bir düğünde sisin şarkınız çalıyor. Herkes mutlu, dans ediyorlar. Aklınıza ne gelirse artık. Bir gencin ders çalışırken kulaklığında sesiniz var. Televizyon, radyo ve diğer platformlarda siz çalıyorsunuz. Vay canına! Ne kadar da hoş. Olmayacak şey değil. Hem de bir eser bırakmış olmak güzeldir.

# Bir Tasarımcı