Keşke yerine iyi ki dediklerin olsun

Ömür geçer gider de giden enerji yerine gelmez. İnsanın sahip olduğu değerleri boş işlerle uğraşarak harcamaması gerekir. Her boş emek sonunda gereksiz zaman kullanımına neden olmaktadır. Sonrasında ise sadece pişmanlıklar kalmaktadır. Harcanan o kadar efor ise cabası olarak geri dönmektedir. Peki işlerin nasıl boş olduğunu anlarız? Aslında bu her kişiye göre değişir. Hayatta belli amaçlarımız vardır. Bu doğrultuda hareket ederiz. Kimine göre bu amaçlar günlük kimine göre yıllık kimine göre de yaşamı boyunca sürer. Aslında tümü için de geçerlidir. Şöyle ki sabah uyanıldığında akşama kadar yapılacak işleri sıralarız. Sonrasında ise akşam plan dahilinde hareket edildiğinde bir rahatlama gelir. Peki tamam da o işin boş işlerden olduğunu nasıl anlarız diyoruz değil mi? Öyle hemen cevabını alamayacağımız sorulardan olduğu açıktır.

Hedeflerin belirlenip o hedef doğrultusunda bir kazanım elde ediliyorsa aslında bu doğru bir çalışmadır. Gereksiz bir iş örneği değildir. Spor yapan biri haftada iki defa yaptığı ve spor salonuna gitmek için harcanan süreyi de sayarsak az zaman almıyor değil. Fakat bunun karşılığında vücut kendini daha dinç ve güçlü hissettiği için doğru bir karardır sonucuna varabiliriz. Dengeli ve sağlıklı için verilen mücadeleler de bu şekilde sayabiliriz.

Çocuk sahibi kişilerin onlarla ilgilenmeleri olsun etkinlikler için zaman ayırmaları olsun hepsi değerli kazanımlardır. Ya da geçim için gün boyunca çalışanlar da o şekildedir. Belli bir kazanım vardır. Ya da eğitime harcanan zaman da o şekildedir. Beş altı yaşlarında başlayan okul hayatı yirmili yaşların ortalarına kadar aralıksız devam eder. Bu süreçte zaman çok ama çok önemlidir. Sadece okul dışında işlerle uğraşmak ekstra kazanımlar denemektir. Gidilen kurslar, alınan el becerisi geliştiren eğitimler ve stajyer olarak çalışmalar bile çok değerlidir.

Bir kere o gün yaşanacaksa o gün de en güzel ve en değerli olacak şekilde geçmelidir. Tabi bazı günler dinlenmeler ve kısa molalar ile geçebilir. Bunun bilincinde olup kullanılan her saat insana mutluluk olarak geri döner. Çünkü insan harcadığı zamanın boş olduğuna en çok kendi karar verir. Boşlukta hissediyorsa ve sürekli kendini oyalanıyor gibi görüyorsa bilsin ki o iş gereksiz bir iştir. Uğraşmasa bile olacaktır. Bazen öyle anlar gelir ki uğraşmak zaman geçirmek ister. Bilinçli olarak yapılan bu eylem farkında olmadan yapılan eylem kadar zarar vermeyecektir. Neden derseniz! Farkında olunan bir eylem istenildiğinde bırakılabilmektedir. Diğeri ise sürekli değerli vakitten çalmaktadır.

İnsan enerjisini doğru işlere harcamalıdır. En çok da sevdiği işlere giden zamanın keyfine vardığın da daha bir mutlu olur. Aslında gerçekten de insan mutlu olmak ister. Mutlu olduğunda gözü başka bir şey göremez. Örneğin insan hayatında seyahate çıkmak oldukça fazla zaman alır. Hem de oldukça fazla maddi olarak da harcamaya neden olur. Sizce insanlar neden yolculuklardan vazgeçmezler? Çünkü farklı yerler keşfetmek enerji katar. Değişik bir mutluluk verir. Etrafa gülücükler saçılır. Hiç yolculukta ağlayan ya da mutsuz birini gördünüz mü? Küçük fazladan şeker almak isteyen çocukları saymayalım. Elbette görmediniz. O halde yılda iki üç dört değil daha çok seyahatlere çıkalım. Tamam, bütçe diyorsunuz. O halde daha uzaklara değil de daha yakın konumdaki yerlere gidelim. Hem daha da fazla yer değiştirelim. Çünkü bizler değişimi severiz. Hani her tatil dönüşünden şunu “Bu bana bir yıl yeter” deriz. Gerçekten de öyledir. Bir yıllık enerji ve mutluluğu katmıştır. Yolculukları bu yüzden severiz. O halde bizlere keyif veren sevdiğimiz işler de boş bir işlerden değildir. Sevdiğimiz her şeyi yapmakta özgürüz anlamı da buradan çıkmaz.

Kalbinizi çarpmasına katkısı olan eylemleri yapalım. Mesela müzik dinleyelim. Ruhu besleyelim. Dua edelim. Çiçeklerle uğraşalım. Resim yapalım. Kağıda da gerek yok. Hayal kurarak da resimler yapılıyor. Düşler bahçesine dalıp bir süre orada takılalım. Güzel düşünmek de iyi gelecektir. Sayılarla uğraşalım. Hesap kitap yapalım. Ama kendimizi fazla kaptırmayalım. Akan bir nehirde çakıl taşlarına ya da yosunlara takılmak olmaz. Zamanla her şeyin yoluna gireceği umudundan hiç çıkmayalım. Gücümüzü zihnimizde hissedip ailemize sarılalım. Dostlarımız sohbetler edelim. Tanımadıklarımıza da selamlar verelim. En güzelinden.

Yeni hobiler edinelim. Mesela fotoğraf çekelim. Hem de makro gibi daha özel alanlara dalalım. Rc model araba kullanalım. Ata binelim. Şiir okuyalım. Hatta bir tane de biz yazalım. Varsın olmasın en güzelinden. Varsın tutmasın yazılarımız ne kaybederiz. Hem bu işlerde kaybetmek hiçbir zaman yok. Üretirsen kazanırsın. Zihnin kazanır. Dünya kazanır.

Yıllar sonra dönüp baktığında ne güzel anılar göreceksin. Duvara astığın her fotoğraf sana yeni yeni enerjiler verecek. Fotoğraflardaki kişinin sen olduğuna şaşacaksın. “Keşke” yerine “iyi ki” dediklerin olsun. Yapabiliyorken yapmalısın!

bahisnow casinoslot adana escort perabet sekabet markobet betwinner grandbetting vdcasino marsbahis meritroyalbet meritroyalbet giris tipobet giris elexbet giris betebet giris cratosslot giris venusbet giris eskişehir escort betboo giris bahisnow giris limanbet giris bahsegel giris betpas giris jigolo siteleri casinoslot bahisnow giriş casinoslot