Herkes ıslık çalamaz

Uzaklara dalıp gitmek, düşüncelere dalmak sonrası kendine geldiğinde birilerine seslenmek istersin. Bağırmak çağırmak gelir içinden, nefes nefese koşmak gelir. Gitgide bitmeyen yollarda olmak istersin. Yolcu olmak sana iyi gelecek biliyorsundur.

Hayatın her döneminde işine yarayacak olan bir konuya değinmek istiyorum. Islık çalmak. Evet, yanlış duymadınız ya da okumadınız. Dudaklarınızın arasından çıkan büyük bir güçtür. Sahip olduğunuz her şeyi unutun. Telefonu, zilleri , çanları ve buna benzer her şeyi. Zaten bunlar bile ıslık çalmanın yerini alamaz.

Otobüse sesini duyurmanın en kolay yoludur. Ya da yüzlerce metre uzakta olan arkadaşınıza seslenmek için muhteşemdir. Birine ikazda bulunmak, çağırmak, seslenmek için kendinizi yormadan yapabileceğiniz iletişim yöntemidir. Öyle bir tiz sesi vardır ki kilometrelerce ilerleyebilir. Anında o yöne baktırır. Çağrıyı anlaması ya da üzerine alınmasına da gerek yoktur. Sadece anında bakma ihtiyacı duyar. Gerçekten sizler de anında bakmaz mısınız? İşte öyle bir gücü vardır.

Herkes çalmak ister. Fakat çalamaz. Halbuki zor değildir. Sadece birkaç defa tekrar etmek gerekir. Dili büzmek, dudakları uzatmak ya da parmakları da olayı dahil etmek her biri farklıdır. O sesi oluşturmak size ulaşamadığınız birçok şeye ulaşmanızı sağlayacaktır. Bu yüzden defalarca denemekten anında vazgeçmenin nedenini anlamıyorum. İlk başlarda elbette uğraştıracak ve olmayacak. Ama sonrasında deneyerek yapamayacağımız hiçbir şey yoktur. İnsan kolaya bu kadar da alışmamalı.

Her işi herkes yapamadığı gibi ıslığı da herkes çalamaz. Şimdi diyeceksiniz ki herkes çalıyor. Birkaç metreden duyulan ses sadece melodi oluşturur. Caddeyi döndürüp baktıran bir ıslıktan bahsediyorum. Sizler için de mükemmel bir deneyim olacaktır. Deneyelim, değişimi görelim. Zaten kazanılan ve tekrar edilen yetenek körelmeden hayatta kalır.