Hayatım Roman Olur Dedi

Trende sabah uykusu devam ederken ray sesleri küçükken duyduğu ninnileri de hatırlatmıyor değildi. Oldukça verimli bir uyku olduğu söylenemese de az çok uykusunu aldığı kesindi. Artık gözlerini iyice açmak için hazırlanıyordu. Kirpikleri vagon için hafif bir rüzgâr oluşturmuştu. Bir anda gördüğüne inanamıştı. Resmen hayal görüyordu. Bir kadın hem de sabah yan koltukta uyuyan o kadar şimdi çantalarıyla oturmak için bekliyordu. Nereden gelmiş, nereye gidecekti? Ve şu an tekrar burada ne işi vardı? Anlamlandıramayan bir çok şey varken montu aldı, oturuş şeklini değiştirip kadına yer verdi. Kadın koltuğa yerleşirken “Neden geldiniz?” diye de sormayı ihmal etmedi. Bir anda ağzından çıkan soruya o da inanamıyordu ama o kadar enteresan olaylar olmuştu ki sormasa içinde kalacaktı. Zaten zihni cevapsız sorular tüketiyordu. Sorup kurtulmanın sevincini biliyordu. Aklında o sorduğu soru hariç diğer soruların hepsi silinmişti. Şu an ne diyecekti? Kadın ona Sana ne! dese ne yapabilirdi. Tabi “bana ne” der ve muhtemelen sessizce bu uzun yolculuğun diğer yarısını da bu şekilde bitirirlerdi.

O an kadın ona doğru yöneldi. Artık iyice koltuğunda yerini almıştı. Onu gören yüzyıllardır aynı koltuğu oturmuş gibi hisseder. Öyle bir sahipleniş ile yanına gelmesi onu biraz ürpertmişti. Nasıl bilet aldı ki yan koltuğa? Acaba cinsiyeti yanlış seçen kişi… Yok! İmkânı yok, çünkü bu konularda oldukça fazla dikkat ederdi. Bileti dünü de sayarsak iki gün önce büyük bir heyecanla almıştı. Ama sonuçta her seyahat öncesi tüm işler büyük bir heyecanla yapılırdı. Bu gibi soruları da bir kenara atmak istedi. Ondan gelecek yanıt oldukça önemliydi. Şu geçen iki üç saniyede bu kadar çok şey düşündüğüne inanamıyordu. “Boş bir koltuğa geçmiştim. Az önce sahipleri geldi. Ben de tekrar buraya geldim. Seni rahatsız etmek istememiştim.” Cümleler sırayla kısık seste bir bir dökülüyordu. Onları yakalayıp düşüncelere karıştırmak oldukça zordu. İyice kulak kesildi. Sözleri bitiğini anladığında artık sıra ondaydı. “Sabah sizi bir ara görmüştüm. Sonra indiniz sanmıştım. Şimdi tekrar görünce biraz şaşırdım. Onun için sormuştum.” Konuşma karşılıklı olarak kısık sesten kendinden emin samimi bir sohbete evriliyor gibiydi.

Geceye doğru yan koltuğa gelen genç adamın ailesi arka koltuklarda oturuyormuş. Biletlerini alırken yer olmadığı zaman farklı koltuklar alıp, yer değiştirmek istemişler. Kadın da onları kırmamış ve yanıma gelmiş. Eşiyle yan yana koltuklarda oturan adam mutlu, yanıma gelen kadın da onları kavuşturduğu için mutlu şekilde bir sonuca ulaşmışlar. Kadın altmış beş yaşında olduğu için çok şey görmüş geçirmiş bir tavrı vardı. Aslında bunu anca konuşunca anlıyordunuz. Dış görünüşü ön yargıyla yaklaştıracak tarzda da olsa sohbetinde ilk cümleden itibaren sizi saran bir tavrı vardı. Sohbet biraz ilerleyince yaşananlardan bahsetmeye başladılar. İnsanlar başarılarından, sevdiklerinden ve geçmişinde yaşadığı dönüm noktalarını anlatmayı severlerdi. Bir anda kadın “Hayatım roman olur” dedi. Bu sözden oldukça etkilendi. O anda gözleri parladı. Herkes böyle bir şeyi bu kadar sahiplenerek söylemezdi. Şu ana kadar binlerce insanla tanışmıştı. Fakat kıyafetlerinin altında yatan gerçekten farklı bir renk vardı. O an sonrası öncesi gibi olmayacaktı. Bunu bilerek muhabbete devam etti. Öyle samimi ve sıcaktı ki sohbeti yarım bırakıp manzara seyretmek ya da kitap okumak istemedi. Zaten canlı başrolden dinlenen bir hikâyede bir kitaptan daha fazlası vardı. Olur mu öyle şey demeyin. Size ait olacak olan bir kitap size yaşayan kişi tarafından anlatıldığını düşündüğünüzde büyük bir hazineyle baş başasınız. Yarım yüzyıldan fazla yaşantı şu an yanınızdaydı. Ve size tüm birikimlerini anlatmaya hazır duruyordu. Bu inanılmaz bir şeydi. Her zaman ele geçecek bir fırsat değildi.

Hayatım roman olur.

Hayatta deneyim kazanmanın birçok yolu vardı. Birebir kendiniz yaşarsınız. Acı çekersiniz, tüm deneyimleri kendiniz yaşarsınız. Kazanırsınız, kaybedersiniz. Kimi zaman yıllarınız olur, insanlar olur, sağlığınız olur derken uzar gider. Bir de gerçek deneyimleri bir kitaptan okuyup sanki siz yaşamışsınız gibi benimseyerek kazanılan deneyimler vardır. Bu kolaydır. İstediğiniz zaman erişebilir düzeydedir. Bir de bu şekilde hayat tecrübeleri yaşayandan dinlersiniz. Size aklınıza gelecek her türlü sorunun cevabını verebilecek canlı bir kitaptan tecrübeleri alabilirsiniz. Bu gibi şeylerin bilinciyle daha da dikkat kesildi.

# Bir Tasarımcı