Gözlerimi saran bakışların olmasa

İnsanı insan olduğunu hatırlatan şeyler vardır. Onlardan biri de gözlerdir. Şöyle bir düşünün. Gözlerine bakınca kendinizi gördüğünüz biri karşınızda. Ve size gülümsüyor. Öyle anlamlı bakıyor ki siz o an anlıyorsunuz, varsınız. Bir bakışa konu olmak o kadar değerli hissettirir ki ona denk gelmedikçe bunu anlayamazsınız.

Günler geçer o çarpıldığınız anı hatırlarsınız. O an sanki içinizden parça kopmuş gibi oluyordur, her anımsadığınızda. Kanepede oturur onu düşünürsünüz. Araç kullanırken, yemek yerken, saate bakarken, yürüyüş yaparken günün her salisesinde o vardır. Bakışın sahibini düşünmek öyle iyi gelir ki gülümsemeniz daha da anlam kazanmıştır.

Gözlerimi saran bakışları olmasa o kadar etkilenir miydim diye kara kara düşünürken o gözler tekrar karşınıza çıkar. İşte o anda yeni bir macera başlar. Belki de sonsuza kadar sürecek belki de sesini duyuncaya kadar sürecek bir macera. Evet, ses dedim. Bakışlar kadar önemli bir olaydır aslında ses. O kadar önemlidir ki bakışların bile değerini yitirmesine neden olabilir. Ama bir de bakışa tamamlayıcı bir tonu varsa sizi daha da büyüler. Sanki gökyüzünde bir bulutmuşsunuz gibi hissettirir.

Sese kapılmak, gözlere sarılmak sana öyle değer katar ki can bulmuş gibi hissedersin. Evrene neşe dağıtırsın. Büyük mutluluklar senindir. Daha ne olsun değil mi? En güzeli keyfini çıkarmak.