Doğada kalbin bir başka çarpar

Doğa! Ne güzel kelime değil mi? Duyduğunda için bir başka oluyor. Canına can katılıyor. Kalbin daha hızlı çarpıyor. Heyecanın enerjiyle doluyor. Yüzünde bir tebessüm oluşuyor. Gözlerin parlıyor. Sanki duymak istediğin tek kelime varmış da o da doğa gibi geliyor. Sonra içindeki coşkuyla doyum noktasına ulaşmayı bekliyorsun. Kıpır kıpır yola koyuluyor, koşar adımlarla ayakkabılarını çıkartıyorsun. Çimlere temas eden tenindeki rahatlamayı seziyorsun. Yudum yudum oksijeni çekiyorsun. Yemeğe lezzet katan baharat gibi hayatın da baharatının tadını çıkartıyorsun. Göğe bakıp bulutlara doğru seyre dalıyor, hareketlerine şahitlik ediyorsun. Sana şehirden uzaklaşmak iyi geliyor. Adeta zamanında koparılmış gibi hissediyorsun. Şimdi diğer parçanı bulmuşsun. Toprak! Pozitiflik bedenine doluyor. Tüm eksi düşüncelerini unutuyorsun. Sen ve ben diyorsun. Seviyorum diyorsun. Sen iyi ki varsın. Kendindeki seni doğam diye seviyorsun.

Bir başka sen oluyorsun. Sende hiç olmadığın kadar kentsel dönüşüme inat bir sen var. Sonra bir ağaç gözüne çarpıyor. Kiraz ağacı olduğunu anlaman uzun sürmüyor. Kırmızılardan birkaçını kulağına takıyor, iki üç tanesini de hızlı hızlı dudaklarından aşırıyorsun. Ne de iyi geliyor. Sonra bir meyve ağacı daha derken birinin gövdesine yaslanıyorsun. Dinginliğin varlığına varıyorsun. Henüz beş on dakika geçmiş. Doğada zaman sensiz akmıyor. Bu hoşuna gidiyor. Halbuki şehirde hemen akşam oluyor. Ardından hemen sabah oluyor. Daha da hızlısı hemen haftalar bitiyor. Bunlara şaşırırken on dakikanın bile büyük bir zenginlikle burada durması seni daha da mutlu ediyor. Belki doğayı sevmen bundan dolayıdır.

Kalbin orada mı diye de baktıktan sonra yürüyüşe devam ediyorsun. Nefes nefesi kovalıyor. Bir de arada ağırdan aldığın hava daha bir güzel geliyor. Zenginlik bu olsa gerek. Doğadaki enerjinin farkına varmak en büyük zenginlik diyorsun. Yaşarken keyif almayan binlerce kişiden biri olmadığına seviniyorsun. Zaten farklı olmak her daim insana daha bir fark katar. Güzellikler içinde ilerlerken küçük bir dereden geçiyorsun. Eğilip ellerinle suya dokunuyorsun. İncitmeden nazik bu hareketini gören diğer canlılar sana sevdayla bakıyorlar. Parmaklarındaki suyla alnına dokunduğun an o soğukluk içinde tebessümlü bir titremeye sebep oluyor. Ayakkabılarını koyduğun sırt çantasından çıkarıp giyiyorsun. Yol uzun akşama kadar yürüyüşe devam etmek istiyorsun. Saat daha sabah sekiz sularıdır. Gün boyu da muhteşem anılar birikiyor. Sana iyi gelen bir doğayla buluşma olan bu seyahati ömrün boyunca unutmayacak ve sürekli tekrarladığın bir etkinliğe dönüştüreceksin. Her defasında eve geldiğinde yabancı bir yere gelme hissi oluşturması da tesadüf değil. Asıl ev doğaydı. Doğadan koparılmış bir yaşam sürenler birçok şeyi kaçırdığını ne zaman fark edecekler diyeceksek eğer ayakları çıplak toprağa bastığı zaman diyebiliriz.

bahisnow casinoslot adana escort perabet sekabet markobet betwinner grandbetting vdcasino marsbahis meritroyalbet meritroyalbet giris tipobet giris elexbet giris betebet giris cratosslot giris venusbet giris eskişehir escort betboo giris bahisnow giris limanbet giris bahsegel giris betpas giris jigolo siteleri casinoslot bahisnow giriş casinoslot