Antik kentlere seyahat güzellemesi

Tarihte insanların yaşam biçimini merak edenlerin uğrak noktası antik kentlerdir. Eski yerleşim yerleri ziyaretlerle yeniden hayat bulur. Turizm denilen bu hareketlilik zihinlere canlılık verir. Düşünmeyi zorlar. Tarihin izlerini tüm açık seçikliğiyle göz önüne serer. Arkeologların gece gündüz demeden üzerinde çalıştığı toprak altından çıkardığı kalıntılara yolculuk bir başkadır. Büyük bir titizlik gerektiren bu mesleğin çok detaylı dalları vardır. Farklı isimlendirmeler de olsa tarihi günümüze getirmek için uğraşan insanlara hayranlık duyarız. Yeni bir keşifte yine onlar olayın merkezindedir. Bizler için binlerce gezginlerin, bilim insanlarının ve olaya katkısı olacak her kişinin eserleri incelerler. Gerçekten hayranlık uyandıracak ve herkesin yapamayacağı mesleklerden biridir. Ziyaret sırasında bilgilendirme metinlerindeki olay anlatımları, tasvirler her zaman muhteşemdir. Şöyle bir söz vardır. Kolay okunan zor yazılmıştır. Gerçekten de öyle değil midir? Emek her zaman kendini belli eder.

Şehirler arası yolculukta en çok da kahverengi tabelaların gösterdiği yerler gitmeyi severim. Çünkü oralar bana göre şehirlerin en güzel yerleridir. Çünkü önceki yaşayan kişiler geçimlerini en kolay şekilde sağlayacak, güvenilir ve temel ihtiyaçlarını karşılamak için en uygun yeri seçmişlerdir. Kimi yükseklere kimi deniz ya da nehir kenarına kimi de ovalara kurulmuştur. Verimli ve dönemin güzelliklerini konu alan yerlere yerleşmişlerdir. O yüzden manzara isteniyorsa kahverengi güzel renktir. Takip edin gidin derim. Hatta her zaman duymadığınız isimde bir yer de olsa gidin derim. Sonuçta her yer o an ünlenmiyor. Keşfedilmesi zaman alabiliyor. Ama siz tabelada yazan yer ismini internet bulup fotoğraflarına bakarsanız hayal kırıklığına uğramamış olursunuz. Ören yerlerinden tanıştığım kişiler yoldan geçerken uğradıklarını ve beğendiklerini dile getiriyorlar. Zaten ben gezip beğenmeyen görmedim. Aslında onlarla konuşmadan da fotoğraf çekimlerinin hızlarından da belli oluyor. Fotoğrafa gülümsemeleri arkalarında kalan fona güvenmelerinden geliyor. Severek geziyoruz der gibi.

Antik yerleşim alanları yeni buluntularla her gün yenileniyor diyebilirim. Kendini yenileyen bu yapısı onları güncel tutuyor. Bu sene gidilen kentte seneler sonra değişimi fark edebiliyorsunuz. Başka yerlere götürülen eserler geri getirilmiş olabiliyor. Zaten şu anda bile bazı antik şehirlerde yaşam gerçekten de devam ediyor. Antik tiyatroya gitmek için mahalle sakinlerinin evlerinin önünden geçiyorsunuz. Oradan agoraya giderken bahçede top oynayan çocukları görebiliyorsunuz. Geçmişe yolculuk güzeldir.